21 Şubat 2012 Salı

( Parantez İçi )

Sadece parantez içlerinde sevişen, sevişilen kadınlar vardır. Daha sevmesi bitmeden parantezin kapanma telaşına uyanır. Gözlerindeki hüznüdür bakışlarını anlamlı ve güzel yapan. Ünlemi tanır. Noktayı kabullenir. Paranteze ne sevinebilir ne üzülebilir. Gün gelir, her şeyi parantez içlerine sığdırmak ister, sıkıştırır tepiştirir de kapatamaz bir türlü ucunu. Gün gelir, her şeyin taaa (biiiiiiiippppp) koymak ister, atar parantezi, kovalar noktayı, kırar soru işaretinin inadını. En sık kullandığı "..."dır. Özgürdür. Özgür bırakır. İster ki, tamamlansın tüm noktalar anlamlı sözcüklerle. Canı yanar. Çok yanar da can yakamaz. Aklı, gönlü karıştığında bilir yerini, usulca çıkar parantezin dışına, yani ona ait cümlenin dışına. Oysa hep hayalidir düz cümlelerde yer almak...

Parantezle hiç tanışmamış kadınlar da vardır. Özneyi, yüklemi, noktayı, ünlemi kendisi sanar. Cümlelerin orta yerlerinde sevişme, sevilme ayrıcalıkları vardır. Gözlerinde sahipliğin ışıltısı, sevginin koyuluğu, özverinin hırsı vardır. Özgürdür, ancak hissetmez. En sık kullandığı"."dır. Kesin çözümcüdür. Aklının, gönlünün karıştığı "nokta"da, can yakar. Noktalı virgülleri sever, bilir ki bir nefes alabilecek kadar özgürdür karşısındaki. Daha sıradan, daha sık kullanılan noktalama işaretleriyle çizer çerçevesini. İçin için bilir parantezin cazibesini. O kadar çok güvenir ki noktalarına, ezer parantezin yarım yamalak kavislerini. Oysa hep hayalidir düz cümlelere noktayı koymak.

3 yorum:

  1. hemcinzleriniz erkek insanı yazadursun, orda dursunlar ya! Güzel demişssin... iyi geceler

    YanıtlaSil
  2. waow! böyle bi'yazı yazsaydım ben de böyle yazardım dedirtti bu yazın bana. çok güzel^^

    YanıtlaSil