29 Şubat 2012 Çarşamba

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar

Bildiğiniz kötü. Ciddi fena yani. Maddi manevi, aşk-i, felsefi dip. Çıkışın sonu var mı bilemiyorum; lakin sanırım çöküşün de sonu yok. Freni boşalmış araba gibi, hızlanıyor dibe doğru. Öyle hızlı, öyle anlamsız sürükleniyorsunuz ki, hiçbir şeyi kurtaramıyorsunuz....Geleceğe olumlu hayalleriniz yerini geçmişe tutkulu özlemlere bırakıyorsa, b.ku yediniz. Dudak kenarlarınızda gülücük kırışıklıkları yerini gözlerinizde daimi neme bıraktıysa, kaşığı bırakın b.kun içinde yüzüyorsunuz zaten...
Bugün bana rağmen özel bir gün. 29.Şubat. Nazlı, hasret kokuyor. Sırası; uzun aralıklarla geliyor. 364 gün arasında en çok da O'ndan bahsediliyor. Varlıklarına rağmen konuşulmayan tarihlere inat, yokluğu bile prim yapıyor. B.kun içindeyken bile, özel olduğunu hissettiriyor....
Bugün doğanlara ve cesurca doğum hanesine 29.02. .... yazdıranlara sonsuz tebrikler. Kimsenin gününüzü p.ç etmesine izin vermeyin ♥

25 Şubat 2012 Cumartesi

Bugün... biraz...

                          

     ♥ ♥ ♥ ....................................................................................................................................................... ♥ ♥ ♥

21 Şubat 2012 Salı

( Parantez İçi )

Sadece parantez içlerinde sevişen, sevişilen kadınlar vardır. Daha sevmesi bitmeden parantezin kapanma telaşına uyanır. Gözlerindeki hüznüdür bakışlarını anlamlı ve güzel yapan. Ünlemi tanır. Noktayı kabullenir. Paranteze ne sevinebilir ne üzülebilir. Gün gelir, her şeyi parantez içlerine sığdırmak ister, sıkıştırır tepiştirir de kapatamaz bir türlü ucunu. Gün gelir, her şeyin taaa (biiiiiiiippppp) koymak ister, atar parantezi, kovalar noktayı, kırar soru işaretinin inadını. En sık kullandığı "..."dır. Özgürdür. Özgür bırakır. İster ki, tamamlansın tüm noktalar anlamlı sözcüklerle. Canı yanar. Çok yanar da can yakamaz. Aklı, gönlü karıştığında bilir yerini, usulca çıkar parantezin dışına, yani ona ait cümlenin dışına. Oysa hep hayalidir düz cümlelerde yer almak...

Parantezle hiç tanışmamış kadınlar da vardır. Özneyi, yüklemi, noktayı, ünlemi kendisi sanar. Cümlelerin orta yerlerinde sevişme, sevilme ayrıcalıkları vardır. Gözlerinde sahipliğin ışıltısı, sevginin koyuluğu, özverinin hırsı vardır. Özgürdür, ancak hissetmez. En sık kullandığı"."dır. Kesin çözümcüdür. Aklının, gönlünün karıştığı "nokta"da, can yakar. Noktalı virgülleri sever, bilir ki bir nefes alabilecek kadar özgürdür karşısındaki. Daha sıradan, daha sık kullanılan noktalama işaretleriyle çizer çerçevesini. İçin için bilir parantezin cazibesini. O kadar çok güvenir ki noktalarına, ezer parantezin yarım yamalak kavislerini. Oysa hep hayalidir düz cümlelere noktayı koymak.

19 Şubat 2012 Pazar

İlk Üçlüğü Bitiren Kadınlar...

İlk üçlüğü bitiren kadınlar....
Ortalama 60 sağlıklı yaştan tutturursak yolu yarılamış kadınlar da denebilir.
Yolu yarılayan kadın sevgisinde ve öfkesinde cömerttir. Onunla olan erkeğin her şeye hazır olması gerekir.
Ne aradığını ya da ne aramadığını bilen kadınlardır.
Aşkı, sevdayı mutlaka tatmış olurlar.
Bu nedenle onları yüzeysel duygularla kandırmak mümkün değildir.
Aşkın da aşksızlığın da kokusu bu kadınlara sizden önce gelir.
Ömrünün diğer yarısını kendini geliştirmeye adayacağından bilinçleri doruğa yükselir.
Akıl ve bedenle birlikte girdiği ortama renk ve ışık verir.
Yolu yarılayan kadınlarla kolay ve zor bir hayat iç içedir. Sevgisinde de ,öfkesinde de cömerttir.
Evet anlamına gelen kadınsı hayırlarla kapris yapılmayacağını çoktan öğrenmiştir.
Erkeğin ne ardından gelir, ne de ilerisinde olmak için didinir.
Yan yana ,can cana duruşlar tercihidir.
Bazen bir anne şefkati, bazen de bir aslan kükremesi ile şaşkınlığa çevirir.
Onunla birlikte olan erkeğin her şeye hazır olması gerekir.
İlk üçlüğü geçen kadınlar duygularını yaşamasını bilir.
Davranışları sebepsiz değildir.
Kalbi kırıldıysa ağlar, ağlayışının sebebi erkeğin ona sunacağı sevgi değildir.
Mutluysa kahkahalar atar, gülüşünün sebebi dikkat çekmek değildir.
Seviyorsa kıskanır, kıskanç oluşunun sebebi kendine güvensizlik değildir.
Üzgünse omuz arar, destek istemesi çaresizliğinden değildir.
Suskunsa sebebi vardır, kendi haline bırakılması gerekir.
Yolu yarılayan kadınların hissiyatı kuvvetlidir.
Aldatıldığını sezgilerini kullanarak gün ışığına çıkarır.
Veda vakti geldi demenize bile gerek yoktur.
O verdiğiniz mesajı çoktan anlayıp kendi yolunu tutmuştur.
Her gidiş kadını daha da kadınlaştırır.Gidenin ardından bakacak kadar hayatın uzun olmadığını anlamıştır.
Ve gizem kadına en çok bu yaşlarda yakışır.

17 Şubat 2012 Cuma

Olgun Pilli Sevgilim

Geç kalmış bir hediye yazısı şu an okuduğunuz. İştir, güçtür, kazadır, heyecandır derken vaktinde yazılamadı. Sevgili okuyucu bilir,sevgili komikyus babamcım tarafından aldığım yeni yıl hediyem YarCan 'a( henüz yaramadık, bakalım kısmet..:) ) "sevgililer günü" arkadaşı geldi. Kim aldı diye soran gözlerle bakmadığınızı, daha şimdiden gülümsemeye başladığınızı biliyorum. YarCan'ın artık bir arabası var. Her ne kadar kutunun üstünde "0-3 yaş için uygundur" diye yazmış olsa da, ben kendime daha fenası hayatımın olgun erkeki bana uygun görmüş, almış. Kukuletalı prensime, rengarenk, minicik, tek kapılı ve üstü açık fiyakalı bir araba geldi.(bakınız tam da alttaki foto) Tabi bana verilen mesaj açık " YarCan'la da yaramadın daha, arabayla hız kazanırsın belki yavrucum". Doğum günüme de uçak bekliyorum benim pilli bebek babamcımdan. Hani arabayla da alamadığım yolu, uçakla kapatırız belki :)))

                                     

14 Şubat 2012 Salı

Sevgililer DÜNÜ

Etrafıma baktıkça görüyorum ki hepimiz birbirimizin eski sevgilisiyiz. Kimilerinin anıları henüz çok taze, kimilerinin ki arada bir tutuyor diş ağrısı gibi. Bazılarımız yaşananları madalya gibi taşıyoruz göğsümüzde, bazılarımızın daha vahim yara izleri... Bazen rüyada görüyoruz eskilerden bir yüzü, bazen o yüzün yerine kocaman bir boşluk...
Kimimizin yüzü gözü telefon kesikleri, kimi kulaklarda hala siren sesi... Bazen yaşam kadar gerçek bazen de yaşamak kadar sahte! Aslında ne tutulan takımlar, ne okunan kitaplar... İnançlar, sevilen yemekler, aynı hoş ezgiler, siyasi partiler ya da milliyetler de değil şu hayatta bizleri birleştiren en büyük ortak payda: Birbirimizin geçmişindeki bir kalpten öbürüne akan izlerimiz. Kaderler, eski sevgililik paydasında toplanıyor sevgililer dünlerinde. Biten her ilişki başka bir boyutta sürüyor belki...Takılmamış yüzükler, yapılmamış yeminler, doğmamış bebeklerimiz...Gidilecekken gidilmemiş şehirler, seyredilecekken raflarda tozlanmış filmler ve hatta 'anısı var' diye dinlenemeyen oysa bir zamanlar çok sevilmiş şarkılar...Çoğu zaman engellenemeyen meraklar: Nerede? Kiminle?Midesi tuttu mu acaba?Hava da serin üşür mü ki??Kendisini hala dünyanın merkezi mi sanıyor, yoksa görmeyeli nihayet biraz büyümüş müdür? Tırmalar içimizi yersiz endişeler; bizi iyi mi hatırlıyor yoksa sadece hatalarından biri miyiz? Cevapları imkansız olduğundan her gün biraz daha kırılganlaşan bu sorularla boğuşuyoruz.Geçmişin cevaplarını bugünün soruları olarak karşımıza oturtuyoruz. Kalplerimiz randevulaşıyor hiç tanımadığmız insanların kalpleriyle, ruhumuz duymasa da. Düşündüm de sevgililer dünlerinde yaşıyoruz, birbirimizin eskisi kalarak...

                    

7 Şubat 2012 Salı

HAREM

Artık kendi MİMimi kendim yapmaya karar verdim, tüyü nereye dikicez ona karar veremiyorum :)))
Belki sizler de okumuşsunuzdur, eskiden çok daha "hür" olan bir gazetemizin hafta sonu ekinde, 4 tane yazar muhteşem sülümanın gazına gelip HAREM kurmaya kalkıştılar. Kimi entel takılmış, kimi dantel:) Ben eksik kalır mıyım peki? Gördüğünüz gibi kalmam, hemen kendi haremimi kurarım, istediğim er kişileri seçerim, bir cümleyle de niyetimi açık ederim. Sonra sizi de MİMlerim görelim bakalım ne cevherler yatıyor kocaman gönüllerinizde :)

1- MEHMET GÜNSUR : Bence tek cümleye falan gerek yok yani, ismi yeterince açıklayıcı ♥

2-FABIAN ERNST: Karizmatik. Aslında çok da hoşlanmadığım Orta Avrupa erkeklerinin gözüme giren tek örneği. Yakından görmek isterim kendisini.

3-OKAN BAYÜLGEN: Fransızca konuşalım :) İstanbul'u anlatsın, kendimi dünyanın en kibar adamıyla birlikte olan bir çin vazosu gibi hissedeyim....

4-AYDIN BOYSAN: Tanrım O'na benim haremim de daha uzunn yıllar daha versin ki, adabı olsun haremin ♥

5-TARKAN: Gelsin. Dursun. Seyrederim. Hele bir de şarkı falan söylerse....

6-DEMİR DEMİRKAN: "Sevgili Sertap..." diye başlamak istiyorum sözlerime :) Çok yakışıyorlar birbirlerine, o yüzden torpil geçip hatununu da alırım yanına, ayıramam yani :) Hatta her gün birkaç kez "aşk"ı okurlar bana oy oy oyyy!

7-CEM HAKAN HATUNOĞLU: Kendisi dans eğitmeni:) "Bachata" üzerinde ihtisas sahibi. Gelsin, lazım olur :)

8-MURAT YILDIRIM: Güzel erkek. Uzak mesafeden adam gibi bir hali var. Gelsin hareme yakından görelim:)

9-PEDRO ALMODOVAR: Tipim mi ? Kesinlikle değil! Lakin bir anlatsın, bir konuşsun. Nereden çıkar o senaryolar, o güzel kadınlar, o beni alıp geri getirmeyen filmler....Bir büyüğü başımıza, Tarkan'ı karşımıza Mehmet'i yanımıza alıp, filmlerden konuşalım ♥

10-"iYİ ADAM":  Şimdi burada biraz soluklanalım. Olgun. Yakışıklı. Şiir gibi. Muhteşem gülümser. Çok güzel kokar. Sesi güzeldir. Ruhu incedir. O varsa harem suaredir :) Diğerleri görseldir, benim gönlümde diğer 9'u bir arada birtane 10 numaradır ♥♥♥

İşte, bir çırpıda kurulan Harem böyle oldu bende. Merakla bekliyorum, ilgisini çeken herkesin HAREM'ini. İlla da isim isterseniz, sizden başlayalım sevgili dişiler/er kişiler:

Profösör, kibritçi kız, öküz, mıknatıs, baykuş, kuulumsu kadın, misisipi, fragile, adamın biri, mr_lonely, kuccukkurba, vladimir, ysnbzdmr, femme fatale, mia vallace ve ilgiyeihtiyacimvarlan

6 Şubat 2012 Pazartesi

yenilenme...!

Evett, ufak tefek revize ettim kendimi, ruhumu....
Görücüye çıktık bakalım, beğenenler beğenmeyenlere de beğendirsinler :)

4 Şubat 2012 Cumartesi

ANlayacaksın

Bir kadın elinden içmelisin rakıyı. Her şeyi sen hazırlamış olsan dahi. Bir kadın görmelisin kafanı kaldırdığında karşındaki aynada. En sevdiğin müziği, ilgiyle izlediğin filmi bir kadın çığlığı bölmeli tüm sesleri unuttururcasına. Yine bir kadın kahkahası gülümsetmeli seni, yüzünü kızartmalı pembe pembe. Edepsiz olacaksan bir kadın için olacaksın arkadaş! Hiçbir kadın güzel olduğunu düşünmez  ta ki sen gelip O'nu öyle hissettirene dek. O zaman bir kadın için, bir kadına Adam gibi bakacaksın, öyle kuğuymuş gibi. Düşündün mü, bir kadın için düşüneceksin deniz kenarında, dağ başlarına koşacaksın bir kadın için! O şarkı var ya, bir kadın için çalacak defalarca. Bir kadının göz bebeklerinde kendini görene dek yaşayacaksın sefilce, bir kadına sinecek kokun. Bir kadının ellerine dokunduğunda son nefesin gibi çıkacak dudaklarından içindeki hava. Ve bir kadın sana dokunduğunda, yumruğunu vurup masaya "dursun" diyeceksin dönen dünya, yok olalım O'nun dokunuşuyla...

Bir kadının gidişi kırdırtacak o kapıyı, bir kadının gelişiyle yerden yükseldiğin gibi. Uyandığında bir kadının saç teli olacak yanındaki yastıkta, O'nun bıraktığı koku çarşafında. Bir kadın için telaşa kapılacaksın, bir kadın için trafiği aşacaksın, bir kadın için koşacaksın arkadaş! Gerekirse bir kadın için vazgeçeceksin birçoklarından. Bir kadın için bileceksin en iyi şarabı, bir kadın için öğreneceksin yemek yapmayı ve yine bir kadın için takvimin işaretli olacak önemli günlerle. Bir kadına olacak tüm emellerin, O'nun takdiri tüm hayallerin, bir kadının kalbinin için olacak en huzurlu yerin. Bir kadına delireceksin, bir kadını delirteceksin ve bir kadına söyleteceksin isminin her hecesini... 

Şanslıysan, bir kadında göreceksin kendini: Kıymetini anlayacaksın o duru teninin, biçimli ellerinin, badem gözlerinin, içindeki küçük komiğin...İlla güleceksen, krizlere gireceksen gülerken bir kadın için olacak bu. Öğreneceksin birlikte gülebilmenin sihrini. Amacın bir kadın olduğunda; o araba anahtarı da, duvardaki diploma da, ofisteki koltuk da, cebindeki telefon, masadaki notebook, bankadaki bol sıfırlar, maçlar, yarışlar,.... sadece araç olacaklar hayatında. Bir kadın için var olmanın hafifliğinde, bulutlara değecek başın, tersten akacak kanın. Yine bir kadın uğruna saatin çok geç olduğunu, hayatın adil olmadığını tecrübe edeceksin. Gözyaşın süzüldüğünde usul usul, elbette bir kadın için olacak ve öğrendiysen Adam olmayı, O kadın silecek elleriyle tüm yaş izlerini....

Unutmadan; sadece bir kadın anlamlı kılacak tüm bu cümlelerimi !

dinleyeceksin

2 Şubat 2012 Perşembe

Biraz :( Biraz :) Bir Cumartesi

Birkaç zaman önce el emeği göz nuru "gül"ler paylaşmıştım blog dünyamda. Sağ olsun sevgili blogdaşlarım pek cici yorumları ile benim ağız kulak mesafemi daraltmışlardı. Sevgili kardeşim de aynı öyle yaptı, bir yandan göz makyajımı akıtırken bir yandan bademciklerimiz gözükene kadar kahkaha attırdı :) Nişanlandı. Oldu da bitti maşallah. ( bu cümle burada söylenmiyordu sanırım, idare edin, devam edin :) )
İşte o el emekleri ne hale geldi, kardeşim bizi nasıl ağlattı,"oğlan sizin (hıh) kız BİZİM" fotoğrafları....



                                                      Böyleydiler......


                                             
                                              Çerçeveleri açıldı, kesildi, gülleri yapıştı,
                                               resimleri  konuldu  oldular böyle :)

                               
                               
                    Misafirler için sepete yerleştiler, herkese 1 tane verildiler.
                        Fazla almak isteyenin canını biraz yakmış olabilirim :p



                                               Biraz "hazırlandık" tabi :))))))))

                               
                               
                                                Biraz "hazırlanmışlar" illa ki :))))


                               
                                           NİHOHAHAAHAHAHAHAAA :p
                                             
                              
                                              Kahveye rağmen vazgeçmedi damat :)

                                
                                             Kutladık kendisinin cesaretini biz de !
                

                                   
                                                         Tadından yenmedi ki.....♥
                             

                                              
                                                     Siz hiiiççççç ayrılmayın ♥ ♥ ♥